Türkçe

ARAMA

Daha Fazla İlan İçin Bize Ulaşın...

 

Sarımsaklı

SARIMSAKLI'YA HOŞGELDİNİZ

Küçükköy Ve Sarımsaklı

Adının Anlamı : Sarımsak ve sarımsaklı. Aslında her ikiside kullanılıyor. Sonuçta sözcük anlamıda aynı. Yörede oturan eski insanlar “sarımsak” isminin bu bölgede şu anda da rastlanan yabani sarımsaktan geldiğini söylüyor.Bazılarına göre ve aklı başında bir varsayıma göre Sarımsaklı yarımadasının ucuna doğru , Badavut denilen yerde çıkan sarı kırmızı bir taştan geliyor. Sarımsaklı ismi Yunanca belgelerde de sarumtrak diye geçmektedir.

Coğrafyası : İşte şimdi tatil için doğru yerdesiniz. Küçükköy Ege bölgesi ve Marmara bölgesini birleştiren bir sınır kasabasıdır. Güneyi ve batısı deniz, kuzeyi Alibey adası, doğusu ve kuzey doğusu Ayvalık’la çevrilidir. İçinde barındırdığı Sarımsaklı ise bir yarımadadır. Küçükköy ile Sarımsaklı’nın toplam yüz ölçümü 25.000 hektardır. Arazinin % 40 ‘ı ekime uygundur. Beldeyi saran tepeler ve sayfiye kesimleri çamlarla kaplıdır; gerisi de gözalabildiğine , ayak yürüyebildiğine zeytin ağaçlarıyla doludur.


İklimi : Sarımsaklı ve çevresinin en belirgin özelliği de iklimidir. Tüm Akdeniz ve Ege cayır cayır yanar ve terlerken Sarımsaklı batıdan esen ve genellikle öğleyin başlayan imbat ile serinler. Diğer yandan meşhur poyrazımız vardır. Bazı yazlar meltem yani kuzey esintisi olur. Buranın iklimi Egeye has kıyı iklimidir. Yaz mevsimi kavurmaz , kışı ise dondurmaz. Yazın en sıcak günlerinde Sarımsaklı denizi serinletir sıcaktan bunalmışları ve akşamdan kalmaları kendine getirir. Nisan ayından Ekim ayının sonuna kadar ki sürede rahatça girebilir, dinlenebilir ve gezebilirsiniz. Deniz suyu sıcaklığı yaz başında ve sonunda yüksek , Temmuz ve ağustos aylarında ise düşüktür.

Genel Görünüşü : Sarımsaklı ve Küçükköy hakları olan tanıtımını yapamamış, gizli saklı gözlerden kaçmış bir cennet köşesidir. Akdeniz’in o kirlenip hemen tükrnmişliği yoktur, hala bakir. Anlaşılmayan bir nedenle Sarımsaklı her zaman bir üvey çocuk muamelesi görmüştür. Diğer yazlık beldelerden kat be kat güzelliklere sahiptir. Gereken önem gösterilip tanıtımı yapıldığı takdirde turizmde hak ettiği yere gelecektir. 163km sahil şeridi, kendine özgü güzellikleri, kumu ve denizinin temizliği ona hak ettiği popülerliği getirecektir.

Ekolojik Oluşumu : Bu yöre yer yüzü kabuğunun tarihinde en geç oluşumlarından biridir . Yanardağ faaliyetleri sonucunda 15 milyon yıllık bir süreçte oluşmuştur. Sarımsaklı ve Küçükköy. Yanardağ faaliyetlerinden ilki günümüzden 15 milyon yıl öncesine dayanır. İlk lav akıntıları kırmızıdan sarıya, beyaza yani ateşin yanarken boyandığı renkleri alır. Onun için biz bu lavlara ateş taşı diyoruz. Bu lav akıntıları yöremizin tarihsel en belirgin yapı malzemesi öğesi olan Sarımsak Taşı’dır. Kazak ve onu çevreleyen tepeleri meydana getiren granitin çeşitli etmenler yoluyla çöküntüye uğraması sonucu muhteşem Sarımsaklı plajlarının nefis kumsalı olmuştur.

Tarihi : 1462 yılında Midilli Adasındaki Gateluzya adlı prens, abisini öldürüp yönetimi ele geçirir. Osmanlılara ödemesi gereken vergiyi Latinlere güvenip vermez. Osmanlıların uyarıları fayda etmeyince F. Sultan Mehmet’in komutanlarından Mahmut Paşa 200 gemilik donanmasıyla Midilli’ye gelir ve savaş başlar.
Ada kısa zamanda teslim alınır. Midilli adasındaki kaleye 200 yeniçeri ve 300 muhafız yerleştirilir. Ada yeniden korsanların eline geçmesin diye şimdiki Küçükköy’ün olduğu yere yeni çeriler yerleştirilir. Bu nedenle köyün ismi yeniçeri anlamına gelen Yeniçarahori olur.Zamanla burada yönetimi Rumlar ele geçirir ve köyün küçüklüğünden dolayı Küçükköy derler. Küçükköy’de şimdi çoğunlukla Boşnak dediğimiz Yugoslavya’dan gelen Türkler ve Yunanistan’dan gelen adalılar vardır. Boşnakların ilk grubu 1893’te ikinci grubu 1913’te Küçükköy’e geldiler. Cumhuriyet’in kuruluşunu hazırlayan İstiklal harbinde Ayvalık’taki ilk kurşunu atan alay komutanı Ali Çetinkaya’nında bütün savaşlara katılmış ve istiklal madalyası ile ödüllendirilmiş Elmas bey ve silah arkadaşlarının Küçükköy ve yörenin yakın tarihinde büyük yerleri vardır.

Etimolojisi : Küçükköy ismi, yeniçeriler tarafından kurulmuş olan bu köye sonradan yerleşen Rumların köyü çok küçük bulmalarından dolayı verilmiştir. Sarımsaklı’nın ismi ise bayağı karışıktır. Birkaç sav vardır. Bunlardan en mantıklısı da bu ismi Badavut mevkiinde çıkan sarı, kırmızı karışım sarımtırak bir taşın renginden alıyor diyebiliriz. İkinci tez bölgede şu anda da rastlana yabani sarımsaktan, üçüncü tez ise bir efsaneye dayanmaktadır: Ayvalık bölgesinde yağız bir delikanlı Küçükköy’de oturan güzeller güzeli bir sarışın kıza aşık olmuş, ama bu iki g,encin her iki aile karşı çıkıyorlarmış. Genç delikanlı sevgilisine sarım diye hitap edermiş. Kara sevdalılar aileleri tarafından yapılan baskı tarafında ayrılmışlar. Kızı, babası o zaman tamamen bahçelerden oluşan şimdiki Sarımsaklı’ya gizlemiş.Görüşmelerine engel olmuş. Fakat delikanlı yıkmadan kızı aramış ve nerede olduğunu öğrenmiş.Görenler hayrola nereye demiş, oğlan da öğrendiğime göre burada benim sarım saklı onu görme gidiyorum demiş. Efsaneye göre bu bölgenin ismi dilden dile dolaşan bu aşk ile Sarımsaklı olarak kalmış. Yunan belge ve haritalarında bu bölgenin ismi Sarumsak olarak geçmektedir.

Genel Bilgiler : Yeşilin tüm renkleri, mavinin en güzel tonu ve kilometrelerce uzanan altın renkli kumsalı ile yerli ve yabancı turistin uğrak yeridir. Burada güneş, deniz, kum öylesine davetkar ki asla karşı koyamazsınız. Dünyaca ünlü
Rio sahillerinden daha uzun ve geniş bir alanı kapsayan kumsalda ayaklarımız kuma gömülerek yürüyor, akvaryum berraklığındaki denize ulaşıyoruz. Kumda insan sağlığına yararlı radyasyon ve deniz suyunun arılığı, havadaki bol oksijen, denizin çeşitli yaş çeşitli yaş grupları için yüzmeye elverişli olması insanların Sarımsaklı’da buldukları farklılıklardır.
Bölge insanı konuksever ve sıcakkanlıdırlar. Genelde uzun boylu ,sporu seven , atletik yapılı, sarışın ve kumral tenli, sarı saçlı,mavi gözlüdürler. Özellikle 1980 sonrası bölge Karadeniz ve Anadolu’dan oldukça fazla göç almıştır. Şu an Sarımsaklı ve Küçükköy’de ülkemizin hemen her yerinden insanlar kardeşçe yaşamakta ve güzel bir kültür mozaiği sergilemektedirler. Yemek kültürleri çok zengindir. Et ve hamue işlerini severler. Politika, Rebisa, Sispara, Popara ve Piryan gibi yemekleri vardır. Boşnak böreği buraya özgüdür. Bire saka denilen peynirle yapılan tırşuları ve şekerpare denilen, insanlara parmaklarını yalatan tatlıları vardır.
Küçükköy içme suyu piyasada satılan birçok
sudan daha güzeldir.Türkiye’nin ikinci büyük tuzlası buradadır. Tekel tarafından işletilmekte ve bölgenin tuz ihtiyacını karşılamaktadır.
Ülkemize sayıları azalan Flamingolar, her yıl belirli dönemlerde Şeytan Sofrası yolunun girişinin sağındaki ovaya ve Türkiye’nin ikinci büyük tuzlasına gelmektedirler.
Küçükköy ve Sarımsaklı’da birer ilköğretim okulu ve sağlık ocağı vardır. 80 adet 5 yıldızdan pansiyona kadar çeşitli büyüklükte konaklama yerleri mevcuttur.

Etkinlikler : 23 adayı muhteşem bir mavi yolculukla keşfedebilirsniz.
Ada turları her gün saat 10.30’da başlayıp gün batımına kadar sürmektedir. Her türlü konfaru bulabilir, bol bol balık yiyebilirsiniz. Kristal kadar berrak ve temiz deniz suyu, denizaltı yaşamının çeşitliliği, mercan kayalıkları, süngerleri ve tarihi kalıntılarıyla tüplü dalış için olağanüstü zengibliklere sahip bölgemizde 3 ayrı dalış okulu vardır.
Hafta sonlarında düzenlenen yürüyüş turlarına katılmak için ATTD ve STTD’den bilgi alabilirsiniz. Bu yürüyüşlerde bazen piknik yapacak bazen bir köy evine konuk olacak ve kırsal kesimin kültürünü tanıma, ören yerlerini keşfetme ve doğayla iç içe yaşayarak kent yaşamının stresinden kurtulma şansı yakalayabilirsiniz.
Ayrıca oteller bölgesinin altındaki eni 100 metreyi bulan kumsal parkurda atla gezilebilir.

Tımarhane Adası : Küçükköy sınırları içerisinde bir mili parktır. Sarımsaklı’da başlar Cunda Adası’nın önündeki dalyan boğazına kadar uzanır.1920’ lere kadar burasını bilenler Taşlı Manastır derlermiş.Şimdileri bizler Tımarhane Adası diyoruz
Ada’nın Yunanca adı Aya paraskevidir.Mucizeleri nedeniyle Anadolu’da Kayseri’ye kadar ünlenmiştir.Heryerden gelen hastalar sağlıklarına kavuşuyorlardı. Adaya zincirlerle bağlı olarak çıkarlar akılları başlarında inerlerdi. Bu yarımada boylu boyunca bir çiftlikti o zamanlar . İçinde her türlü hayvan ve meyve ağaçları vardı
Denizden tüm ürünler alınmktaydı. Kayalığın dibinde küçük bir kilise manastır ve odalar halinde barınalar var.


Tavşan Kulakları : Şeytan sofrasının yanıbaşındaki tepedir.Uzaktan bakıldığında insan tarafından dikildikleri izlenimi veren tavşan kulağı biçiminde iki kaya görülür. Dipleri toprak değildir, yatak plakamsı bir kayanın üzerinde durmaktadırlar.

Küçükdeniz (içdeniz) : Yunanlılar bu iç denizin karşısına şimdiki Gümrük mahallesine yani Yurkideş ( yörükler) adını vermişlerdir.Bu içdeniz şeytan sofrasının altına kadar uzanır. Kıyısında Orman dinlenme kampı ve
Ayvalık Beach tesisleri bulunmaktadır. Dış denize nispeten daha sıcak Bir denizi vardır.

Şeytan sofrası : Dünyaca ünlü şeytan sofrası, “cennet denilen herhalde burası” dedirtir size. Cennetten kovulan Şeytan yeryüzünde Kendine yeni bir cennet aramış ve gelmiş burasını bulmuş. Şeytanın adım attığı yerde kocaman bir ayak izi war .Çoğu kişi bu çukura para atıp bez bağlıyor ve dilekte bulunuyor. Şeytan Sofrası’nda özellikle gün batımı önem kazanıyor bu saatlerde dünyanın her yerinden insanlar buraya akın ediyor. İşte bu gün batımında iki zıt duyguya kapılırsınız; ya doğaüstü sanırsınız kendinizi ya da bir hiç. Sarımsaklı’dan 2km mesafededir. Dünyanın en bol oksijenini soluyarak, çam ormanları arasında kekik, karabş otu, dağ nanesi kokusunun çam ve zeytin kokusuyla karışımını ciğerlerinize çeke çeke kıvrıla kıvrıla yollardan geçerek gelebilirsiniz. Şeytan sofrası yuvarlak bir sofra gibidir. Sarp kayalıkların üsündedir. Bu alanda 23 adayı seyredebilirsiniz. Bazen güzel havalarda hangi ada bizim, hangi ada komşumuz Yunanistan’ın diye karıştırabilirsiniz. Burada iki kafeterya , restoran misafirlere hizmet vermekte temiz güler yüzlü bir hizmet anlayışı sergilemektedirler. Şeytan Sofrası yolu üzerinde birkaç bal satış yerleri vardır. Bu bal gerçekten özelliğinden dolayı muhteşemdir.

Taşı ve Kumu : Badavut adını verdiğimiz yerde son zamanlara kadar açılan ocaklardan çıkartılan bu ünlü taş eski zamanlarda Bergama’dan Midilli’ye , Paris’ten Atina’ya kadar birçok şehirdeki tarihi yapılarda kullanılmıştır. Şu anda da bölge de bölgede 19. yüzyılın ikinci yarısında evlerin, kiliselerin, manastır ve zeytin yağı fabrikalarının kapılarının ve pencerelerinin söve dediğimiz resim çerçevesi gibi duran, işlemeli taşları ve binaların köşelerini süsleyen çapraz konmuş taşlar, hep bu sarımsak dediğimiz taştır. Taşın deniz yoluyla taşınması çok kolaydır ve hava şartlarına dayanıklıdır. Özellikle güneş batışında rengi kızla kaçar. İşlemesi çok kolaydır ama su ve rüzgar kolay kolay yıpratamaz bu taşı. Akarsuların getirdiği bu malzemeyi deniz on bin yıldan beri kıyılarımıza serpişmektedir. Işık tanrısı Apollon , Ay tanrıçası Selen’i bu kumsalda tanımış. Kadife gibi yumuşak , kilometrelerce uzanan altın renkli Sarımsaklı kumsallarında el ele tutuşup yürür , denize girerlermiş. Bir çok tıp adamının önerdiği Sarımsaklı’da ki kumun, denizin ve güneşin mucizesine bizzat tanık olursunuz. Kumsalda altınıza sereceğiniz havluyu yanınıza aldıysanız üzülmeyin. Çünkü Sarımsaklı’da ki kumun en büyük özelliği vücuda yapışmamasıdır. Dünyaca ünlü
Rio sahillerindeki Copa Cobana plajlarından daha uzun (36 km) ve geniş (100m) tir. Bu kumsalda ayaklarınız kuma gömülür ve akvaryum berraklığındaki buz gibi tertemiz denize ulaşırsınız. Hem de hiçbir çakıl ve yosuna rastlamadan.

Tarihi Yerleri : Küçükköy bir tarih kentidir. Yüzyıllardır yaşayan kültürlerin izlerine rastlarsınız.19. yüzyıldan kalma birçok Rum mimarisi eseri vardır. Çoğu da hala ayaktadır. Rumlar zamanında burada üç kilise ve üç manastır vardı. Bunlardan şimdi cami olarak kullanılan Aya Athanasiu kiliksesi sağlam olarak durmaktadır. Köyün güneybatısındaki tepede o yıllarda yedi yel değirmeni vardı.Yine köy içinde çok sayıda Rum işi eski çeşmeler var .ayrıca srımsakaşı kadar bölge mimarisine damga vurmuş ve çeşitli ülkelere ihraç edilmiş eski tuğla atölyelerini gezebilirsiniz. Tuzlada özellikle sabahın erken saatlerinde flamingoların dansını seyretmek insana huzur vermektedir.

Zeytin ve Zeytinyağı : bölgenin % 70 ‘ini kaplayan bu mucizevi nimet Sarımsaklı’nın bir başka farklılığıdır. Zeytin yağı öyle bir şey ki aydınlatmada kullana bilirsiniz., zeytinyağı ile yıkanabilir ya da gıcırdayan kapı menteşelerini yağlayabilirsiniz. Zeytinyağı kozmetiklerin genel maddesidir. Elmaslar zeytinyağıyla parlatılır. Krallar, bebekler ve ölüm döşeğindekiler zeytinyağı ile meshedilir. E v.tamini deposudur. Kolesterol içermez. Eşsiz bir koruyucudur; bağılın peynirin hatta şarabın bozulmadan yıllarca kalmasını sağlar. Kızgın zeytin yağı savaşta ve işkencede çok çeşitli bir silahtır. Ve tabiî ki onu içebilirsiniz...

20/04/2014 Gün Ortalama:117  Bugün 38 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:54.80.12.147